“4. Uluslararası Hacı Bayram-ı Veli Sempozyumu ve Anma Günü”
12 Mart 2019 10:26

Ankara’nın sembol ismi ve manevi büyüklerinden Hacı Bayram-ı Veli, “4. Uluslararası Hacı Bayram-ı Veli Sempozyumu ve Anma Günü”nde her yönüyle konuşuldu.

"4. Uluslararası Hacı Bayram-ı Veli Sempozyumu ve Anma Günü”, Kalem Vakfı’nın öncülüğünde, Üniversitemiz, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), TRT, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Ankara Kalkınma Ajansı’nın katkılarıyla düzenlendi. Programda, Hacı Bayram-ı Veli’nin fikir ve gönül dünyası ele alındı. Programın açılışına, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Aydın Karapınar katıldı.

TOBB Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumun değerlendirme ve kapanış konuşmasına ise Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Tekin, sempozyuma bildirileriyle katkı sunan konuşmacılar ve öğrenciler katıldı.

Üniversite olarak tanımladığımız iki misyon

Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Tekin, konuşmasında, üniversite olarak ilk defa bu yıl paydaşı oldukları bir uluslararası sempozyumun kapanış oturumunda olduklarını belirtti. Rektör Tekin, “Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nin ismi, üniversite ismi olarak yeni olmasına rağmen Türkiye’de çok köklü bir eğitim geleneğini bünyesinde barındıran fakülteler, üniversitemiz bünyesinde” diyerek, sosyal bilimlerle alakalı çalışmalar yapmayı hedeflediklerini söyledi. Üniversite olarak tanımladığımız iki misyona işaret eden Rektör Prof. Dr. Tekin, şu şekilde konuştu:

“Türkiye’de ve bütün İslam dünyasında sosyal bilimler dendiği zaman, sosyal bilimler, ötekileştirilen, dudak kıvrılan, yeterince kaynak aktarılmayan ve ilgi gösterilmeyen bir alan olarak görülür. Türkiye’deki üniversiteler de bu şekildedir. Büyük çoğunluğunda, kamudan aktarılan paylar ve kaynaklar, daha çok fen, sağlık, mühendislik gibi bilim dallarına ve ilgili fakültelere aktarılır.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çabası ve arzusu ile kurulan bir Üniversite olarak, bu anlamdaki paradigmayı kırmak istediklerini ifade eden Rektör Tekin, “Üniversitemiz, Türkiye’de, sosyal bilimleri tek başına bir üniversite olarak önemseyen ve o üniversite için kamudan yeterince hem akademik hem de insan kaynağı olarak aktarılan bir üniversite olarak hayata geçecek“ dedi.

“Toplumla iç içe bir üniversite olmak istiyoruz”

İkinci misyon olarak Rektör Tekin, Türkiye’deki üniversitelerin ürettiği akademik bilgilerin, toplumla kopuk bir durumda olduğuna dikkati çekti. Rektör Tekin, üniversitelerle şehir arasındaki ilişkinin az olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Son yıllarda bu ilişki kısmen kurulmaya çalışılıyor. Ama bu kurulurken de üniversitenin daha çok, istihdam ve ekonomi kaynaklı olarak, sektörle, sahayla ilişki kurması isteniyor. Biz bunu da kırmak istiyoruz. Biz, halkla, toplumla iç içe, toplumun arzuladığı şekilde akademik çalışmalar yapan ve ürettikleri bilgiyi, araştırmayı ve sanatsal etkinlikleri kamuyla paylaşan bir üniversite olmak istiyoruz.”

Üniversitemizin isminin de bu işlev için uygun olduğunu dile getiren Rektör Tekin, “Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin ismini taşıyan bir üniversite olarak, bu ve buna benzer sempozyumlarda ve etkinliklerde, Üniversitemizdeki akademik birikimi kamuoyuyla paylaşmaktan, sivil toplum kuruluşlarıyla beraber hareket etmekten mutlu olacak ve bunu arzulayacak bir üniversite olarak kendimizi geliştireceğiz” ifadesini kullandı. Üniversitemiz için sempozyumun içerisinde bir paydaş olarak bulunmanın bir görev olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Tekin, sempozyumda katkısı bulunanlara teşekkür etti.

 

Rektör Tekin, Anadolu’ya sahip çıkan manevi mimarlara işaret ederek, “Bunlar şehre rengini veren, şehri kuşatan ve şehri koruyan manevi mimarlardır. Anadolu’nun neresine giderseniz gidin, her ilde mutlaka böyle bir değerle karşı karşıya kalırsınız. Çok şükür bu değerler sahip çıkıyoruz ve sahip çıkmaya da devam edeceğiz” dedi. Hacı Bayram-ı Veli’nin salt bir din adamı, müderris, hoca olmadığını dile getiren Rektör Tekin, “Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri, etrafında toplum inşa eden bir siyaset bilimcidir, devlet adamıdır, ekonomi politik inşa eden fikir adamıdır” dedi.

“İnterdisipliner çalışmalar yapılmalı”

Rektör Tekin, bu tür değerler ile çalışmalar yaparken interdisipliner bir çalışılma yapılması gerektiğine vurgu yaparak, “Bu değerlerimizi, sadece bir din adamı olarak sunmak pozisyonunda kalmayalım. Bu büyük bir eksiklik ve haksızlıktır. Bu bizim açımızdan büyük bir yanlış olur” dedi. Rektör Tekin, önümüzdeki yıllarda, bu ve benzeri sempozyumlarda interdisipliner oturumların olmasının, bu değerleri hak ettiği yere getireceğine inandığını söyleyerek, “Rektör olarak, Üniversitemizin, bu tür etkinliklerde, interdisipliner çalışmaların içerisinde bulunmasından mutluluk duyacağımı belirtmek istiyorum” dedi.

Haber: Fatma Sena Yaman

Fotoğraf: Bahar Şahin